Aslında insan şahit olduklarını anlayabilse ve algılayabilse çoğu konuda diğer insanların neden farklı düşündüklerini algılayabilecek.
Günümüzde iletişim yöntemleri ve yolları çok fazla seçeneğe sahip ancak insanın insana uzaklığı da bir o kadar fazla.Bu yüzden günümüz insanı eski insanlara göre daha bir yalnız galiba.
Yalnızlık elbette bir miktar insanı ileriye götüren ve tetikleyen ilk adımdır ancak gerektiğinden fazlası zarardır.
Çok hızlı olan iletişimi gerçekleştirirken insanlar birbirlerini anlamak yerine kendi istedikleri gibi anlamakta direnmekte.
Günümüzün sorunu da bu olsa gerek hızlı ve çok fazla iletişim seçeneği içerisinde birbirini anlamayan insan toplulukları.
Salih Yücel GÜR
17 Nisan 2017 Pazartesi
14 Nisan 2017 Cuma
Bilginin Akademik Düzeyde Zehirlemesi…
Akademisyenler dergi gazete v.b
gibi yayın organlarına yazı yazarken diğer akademisyenlerin yanlışlarını
söyleyebilir düzeltilmesini isteyebilir. Ancak bu yayın organlarına yazı yazan
akademisyenler bu yazılarını diğer akademisyenler için kullanır ve toplumu
aydınlatmaktan vazgeçer ise işte o zaman Türkiye ortamında olduğu gibi bir
gazeteler dergiler aracılığı ile akademisyenler kavgası başlar.
Türkiye’deki
toplumun eğitim durumu bellidir. Akademisyenler yani sistemin en tepesindeki
öğretmenler bunları düzeltecek araştırmalar ve makaleler yayınlamak zorundadır.
Fikirler elbette tartışılacak ancak onlara sunulan imkanları herhangi bir
ideolojik kitleyi kendisine bağlamak ve körüklemek için kullanan akademisyenler
gerçekten çok komik duruma düşmektedirler.
Bu
yüzdendir ki İlber ORTAYLI, Halil İNALCIK, Celal ŞENGÖR gibi isimlerin değeri
diğerlerinin yanında bilinmelidir. Bu tür isimlerin değerlerinin bilinmemesi
toplumsal olarak yapılacak en büyük hatalardan bir tanesidir.
Dipnot: Lütfen orantısız okuyunuz.
Toplumunuzu ve ülkenizi ileriye götürmek istiyorsanız eğer. Özellikle akademik
konularda farklı alanlarda…
Salih Yücel GÜR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)