11 Ocak 2018 Perşembe

Hayal ve Gerçek


Toplumları oluşturan bireylerin olaylara ve olgulara verdiği tepkiye göre bir olasılık hesabı ortaya koyduğumuzda.Ortaya koyulan olaylara ya da olgulara nasıl tepki verebileceğini hesap edebilirseniz toplumların sahibi siz olursunuz.

Bunun için ise toplumları oluşturan zihniyetin veya zihniyetlerin hakkında bilginizin tam anlamıyla donanımlı olması gerekmektedir.

Bilindiği üzere bilgisayar,çalışma sistemi en temelinde 1 ve 0 ile oluşan sayısal sistemlerin dönüşümünden ibaret olan bir cihazdır.Bugün evremizde kullandığımız bilgisayarların asıl temeli bir savaş ortamında Almanların enigma şifrelerini kırmak için atılmıştır.İngilizler bu şifreleri en sonunda Alan Turing yardımı ile kırmış ve bu savaşta bilginin ve bilimin yardımı ile kazanan taraf olmuşlardır.

Peki ya kuantum bilgisayarlar ?

Normal bilgisayarlardan daha hızlı bir veri akışı sağlayan ve sistemin en temelinde dahi daha hızlı işlem yapabilme yeteneğine sahip olan bu bilgisayarların bir kullanım amacı da toplumların olaylara ve olgulara verdikleri tepkileri geçmişten günümüze olasılık hesabı ile ortaya koyma olabilir mi ?

Düşünsenize elinizde dünyadaki her toplumun geçmişten günümüze kadar her türlü olaya ve olguya nasıl bir tepki verdiğine dair olasılık hesabı verileri mevcut.Siz bu verileri kuantum bilgisayarı denilen bilgisayara yüklüyor ve sonucunda olacakları yani bir nevi ihtimalleri daraltıyorsunuz.Sonuç olarak artık o toplumun sahibi sizsiniz...


Bir toplumun sahibi olmak ne demektir ?

Bir toplumun sahibi olmak o toplumun zihniyetini çözmek ve o toplumu o toplumun bireylerinin dahi haberi olmadan kullanmak demektir.Bunu başarabildiğiniz zaman devletlerin ve toplumların asıl feth edilmesi başlamış demektir.


Sadece ama sadece bir fikir.Ancak düşünsenize Alan Turing'in yaptığı da en başta bir fikirdi ve ona kimse inanmadı...


Salih Yücel GÜR

Gen Bencildir 2.Not




# Oyun Teorisi ve Mahkumun İkilemi #



5 Ocak 2018 Cuma

Bir Ülkenin Örnekleri...




            Bir Ülkenin Örnekleri…

Bir dizi karakteri olan Polat Alemdar'dan ülke müdafaasını öğrenen bir neslin, ülkesini sadece ama sadece silah ile savunabileceğini düşünmesi kadar ahmakça olan başka bir şey var mıdır ? Elbette vardır her zaman ondan daha ahmakça başka bir olay olgusu da bulunabilir. Bugün zihinlerimizi fikir entegre eden o aptal kutusuna ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz.Ancak o aptal kutusundan zihnimize giren fikirleri süzgeç olarak bir süzgeçten dahi geçiremiyoruz.Bir ülkede sadece ama sadece Televizyon üzerinden haberleri değerlendiren bireylerin yaptığı analizler elbette taraflı olacaktır.Objektiflik kısmında bile çuvallayan analizlere sahip kişilerin televizyon ekranlarında siyasi,politik,ekonomik analiz yapması kadar korkunç bir şey daha elbette yoktur.

            Bir ülkede herkesin yaranmaya çalıştığı bir yerlerin olması fikir özgürlüğünün çin malı kadar adi olduğunun göstergesidir. Demokrasi insan hakları, eşitlik,özgürlük dediğimiz o çok büyük naralar ile beklediğimiz kavramların aslında hiç bir işe yaramayan laf ile peynir gemisi yürütmeye çalışan sivil toplum ve ideolojik örgütlerin elinde oyuncak olması ise kaçınılmazdır.

            Bugün evrensel bilgiye dayalı yetişmeyen her akademisyen bizi ileriye götürmek yerine geriye doğru koşar adım götürmektedir. Bunun sebebi ise kendi zihniyetinin daha tarafsız ve evrensel bilgiye dayalı olmamasıdır. Kendi zihniyeti evrensel bilgiye dayalı olmayan bir akademisyenin yetiştireceği nesil ise ortadadır.

            Her ideolojik akımın üstad olarak tanımladığı bir ismin olması gibi aslında. Bu ideolojik akımlar üstad kelimesi ile o bireyin bütün söylediklerini sorgusuz sualsiz kabul ettiklerini beyan etmektedirler. O bireyin her alanda açıklama yapabilmesi için ona verilen üstad ünvanı o bireyi bile şaşırmaktadır. Bir ideolojinin gerçekten bir ideoloji olması ve bireyin bu ideoloji ile alakasına bakılması için bireyin bu ideoloji ile ilgili bilgisinin tam anlamıyla yeterli olması gereklidir. Diğer türlü sorgulamayan bir bireyin ideolojisi sadece ama sadece çıkar odakları ve üst akıllar tarafından kullanılmaya mahkumdur. Günümüzde her anlamda ve her alanda bir dezenformasyon ( bilgi kirliliği )  mevcut iken bireyin ideoloji ile ilişkisini objektif şekilde incelemek için gereken en gerekli kavramlar bunlar olsa gerek.

            Bireyin sorgulamadığı her bilginin ona tek tek hatalar dizisi getirdiğini bireye anlatmak ise ülkemizin en büyük döngüsüdür...

            Bu döngü ve çark içerisinde kırılan dişliler ve akıllı vidalar mevcuttur elbette. Artık günümüzdeki savaşın kalemler ile olduğu gün gibi ortadadır. Yetiştirilen bireyin eğitim seviyesine dikkat eden İngiltere buna en iyi örnektir. Bireye düşen eğitim seviyesini dahi hesap eden İngiltere gibi bir devletin ‘’ Batmayan Güneş ‘’ lakabını alması elbette hakkıdır. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Ne kadar ara ara oyunlar oynasak da onlar ile haklarını vermeyi de bilmemiz gereklidir…

05.01.2018
Salih Yücel GÜR

15 Aralık 2017 Cuma

TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN GELİŞMELER

Türkiye’yi bekleyenlere gelince. Almanlar için önemli olan tıpkı tarihte kendilerinin yaptıkları gibi Türkiye’de İslamiyet’in Türkleştirilmesini istemekte ve bu yönde çalışmalar yapmaktadırlar. Fransa ise Türkiye’deki Laikliğin bekçisidir. Dolayısıyla Devletçi Laisizm’in her ne pahasına olursa olsun korunmasından yanadır. İngiltere bu iki görüşe karşıdır ve Türkiye’nin önderliğinde yeniden bir Hilafet kurulmasına sıcak bakmaktadır. Amerika ise, Türkiye’de artık Devlet’in değil, Liberalleşmiş bir Anayasa’nın en üst değer olarak tanınmasını ve bu anayasanın sınırlarını çizdiği İnsan Hakları çerçevesinde, Fransızlarınkinden daha özgür ve özerk bir “Din ve Vicdan Özgürlüğü”nü yerleştirmek istemektedir. Türkiye önümüzdeki yıllarda işte Batı’dan gelecek olan bu “İslam”la daha çok tanışacaktır.

Aytunç ALTINDAL

2 Kasım 2017 Perşembe

Kimdir Bu Ulus ?


Onlar ki diğer Uluslara karşı ayakta kalmasını kanları ile ödeyen  siperden sipere koşarken Ulus olmanın en asil duygusunu tadan halklardan oluşan tek ulusdur...

Bu Ulusu ara ara değil sık sık dezenforme etme çalışmaları diğer devletler tarafından yapılmaya çalışılmış ancak bu Ulus usuna ( aklına ) sahip çıkmıştır.

Elbette diğer Ulusların yaşadığı gibi zorluklar yaşamışlardır hem iç meselelerde hem de dış meselelerde, ancak tek bir bütün olarak ayakta kalmayı başarabilmişlerdir.

Oyunların ve hesapların tam ortasında olan bir ülkeye sahip çıkan bu ulusun askerleri onlara saldırmayan hiç bir ulusa saldırmayacak kadar şereflidir.Onların Ulus ve Milliyetçilik kavramlarının temelinde olan adam ise onlara saldırı değil savunma amaçlı olmaları gerekliliğini '' Yurtta Sulh Cihanda Sulh '' sözü ile vermiştir.

Orta doğu üzerine kurulan hayaller ve planların ortasında bir ulus.

salihyücelgür

16 Ekim 2017 Pazartesi

Toprak serinliği


Çarkların ortasında birer akıllı vida 
Kalemlerimizden çıkan bu sade nida
Âlâ efendi âlâ senin dalgalandığın gök 
Bizim yüreklerimize toprak serinliği kala...

salihyücelgür

10 Ekim 2017 Salı

Topluma Yeni Katılan Bireylerin Yönlendirilmesi



Bireyin ideolojiler üzerinden yönlendirilmesi sonucunda maalesef çok hatalar yapılmaktadır.Bu yönlendirmeyi yapan kişinin yeni bireye aktardığı sözde ideolojinin tanımının hatalı yapılması sonucunda ideoloji de özelliğini kaybetmekte bozulma olmaktadır.

Medeniyetlerin beşiği olmuş Anadolu'da yaşıyoruz toplum olarak, ancak hala da kaldırıp yok oraya alalım yok burayı alalım sözleri ve sloganları ile ideolojilerimizi parlatıyoruz.Aslında saçmalığın daniskasıdır arkadaşlar bu sözler ve sloganlar bu kadar değerli topraklara sahip olmak için elimizden geleni yapmalıyız.Bu topraklardaki uygarlıkların gün yüzüne çıkması ve bunun turizm ile desteklenmesi ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.

Bu topraklarda yaşamış olan medeniyetlere hayran kalmamak mümkün değildir.Zaten bu ülkedeki bilinçli insanlar bunun farkında ve ülkenin değerinin daha da değerlenmesi için okumalar araştırmalar yapmaktadır.Onların isimlerinin önünde herhangi bir akademik seviye yoktur belki de ancak diğerlerinin yapmadığı diğerlerinde olmayan bir duygu mevcuttur merak.

Samimi ilgi ve merak her alanda bilgi sahibi olmaya ve o alan ile ilgili en iyi bilgileri toplamaya ,detayları görmeye yarar, kişinin sorgulama yetisi gelişir ve ülkesine bakışı, milliyetçilik anlayışı olayları değerlendirme yeteneği gelişir.

Bu yüzden gençlerimizin farklı farklı alanlardaki samimi ilgi ve merakları desteklenmelidir.Ancak biz toplum olarak bu samimi ilgi ve merakı illa ki para kazanmaya doğru yönlendirmekteyiz.Biraz da toplumumuza katılan yeni bireylerdeki başarısızlığımız bu yüzden galiba...

Sonuçta toplumumuza katılan yeni bireylerin yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi için bizim bilgi sahibi olmamız gereklidir.Yeni katılan bireylerin yetişmesi toplumun yetişmesi düzelmesi demektir.İletişimde olduğumuz her birey ile çok dikkatli bir şekilde iletişime geçmek zorundayız çünkü başka bir gençliğimiz ve başka bir ülkemiz yok.Her bireyi yetiştirir iken topluma katılacağını ve toplumumuza daha sonra da ülkemize bir katkı sağlaması gerektiğini bilinçli bir şekilde aşılamak gereklidir.

Salih Yücel GÜR