19 Haziran 2015 Cuma

Eğlenceli Türk Tarihi











Kim demiş tarih sıkıcıdır diye?

Uzun ve detaylı bilgilerle donanmış tarih kitapları sizi korkutuyor mu? Peki, okurken sıkılmadan Türk tarihine dair bilgilerinizi tazelemek veya çocuklarınızın tarihimizi keyifle öğrenmesini istemez miydiniz?

Orta Asya'da göçebe bir yaşam süren ilk Türklerden Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan 4000 yıllık Türk tarihini her yaştan okuyucunun ilgiyle okuyabileceği yalınlıkta anlatan Eğlenceli Türk Tarihi, tarihe ve tarih kitaplarına bakış açınızı değiştirecek.

(Tanıtım Bülteninden)


Mustafa Barış ÖZKÖK











26 Nisan 2015 Pazar

6 Nisan 2015 Pazartesi

İmparatorluğun Son Nefesi İlber ORTAYLI






Türkiye’de Tarih Yazıcılığı



          Tarih yazıcılığının karşılığı historiagraphos ya da historiyografidir.Öncelikle,tarih yazıcılığının sosyolojiyle olan ilgisi üzerinde kısaca durmak gerekir.Sosyoloji son dönemlerde sıkça tartışıldı ve bugün 19’uncu asırdaki mahiyeti ve tarifi oldukça değişti.Bugün sosyolojiyi bir bakış,bir nevi yorumlama,yol gösterici,yönelici bir yaklaşım olarak değerlendirenler var.Fakat esasen sosyoloji bilim olma ve toplum yaşamına dair belirgin kanunlar ortaya koyma iddasındadır.Bu kanunların doğal bilimlerde neler olduğunu biliyoruz.Kanunlar deneyle ortaya çıkar ve bu deneyler tekrarlanabilir olmalıdır.Suyu 50,100 ya da 1.000 kere de kaynatsak aynı sonucu elde ederiz.Heisenberg’in belirsizlik eğrileri doğal bilimlerde bir yanılma payı koyabilir ama bunun üzerinde genelde çok durmamak gerekir.Çünkü sosyolojide kanunları tespit ederken,doğrudan doğruya yanılmalar olduğu iddia ediliyor.Doğa bilimlerinde ise bu söz konusu olmaz.Buna karşılık, ‘’ Heisenberg eğrilerinden beri çok açık ki,doğal bilimlerde de yanılma payı vardır ‘’ diyenler de mevcuttur.Sayfa / 25 

28 Mart 2015 Cumartesi

TARİH YAPMAK/TARİH YAZMAK





Türkiye maalesef tarihçi bir ülke değildir. Evet, tarihî bir ülkedir, tarihi yapan uluslardan biridir, ama tarih bilimine gerekli özeni göstermemiştir. Peki tarih yapmak kavramı ile kastedilen nedir? Bazıları vardır; “Tarihi biz yaptık, tufanlar­dan önce vardık, tufanlardan sonra da varız” derler. Bazıları da “Tarihe ciddi bir etkimiz olmamış; göçebeyiz, yağmacıyız” derler. Şurası bir gerçektir ki, bu iki görüş de abartılıdır. Meselâ Lüksemburglular, asla “Tarihi biz yaptık, şöyle yaptık, böyle yaptık” iddiasında olmazlar. Ama Balkanlarda genellikle bu iddiada bulunanlar vardır. Romenlere sorsanız, tarihi onlar yapmışlardır; Bulgarlara sorsanız, zaten Şarlman’dan sonra Avrupa’nın en büyük imparatorluğu onlardır. Keza Yunanlar aynı abartılı iddialara sahiptirler. Kendi şamata­cıları dışında romantik destekçileri Avrupalılar arasında da görmek mümkündür. Oysa biz tarih yapmak derken böyle bir bakış açısından söz etmiyoruz.

2 Mart 2015 Pazartesi

İttihat Ve Terakki

</>