21 Eylül 2015 Pazartesi

Yenilmeyen Atatürk


Hüseyin Cahit Yalçın, demokrasi devrine geçer geçmez bir gazeteden kendisine telefon edildiğini şöyle anlattı:

-“Atatürk devrinin en büyük sıkıntısını çekenlerden biri de sensin… Şimdi sırasıdır; hatıralarınızı yazmaz mısınız?” Demişler…

Hüseyin Cahit Bey gülerek:

-“Ne budala adamlar, yaşarken yenilmeyen Atatürk’ü öldükten sonra yenilecek sanıyorlar” demişti.

(Dünya Gazetesi: 5 Nisan 1959 – Falih Rıfkı Atay)1

1 Hilmi Yücebaş, Atatürk’ten Nükteler, Fıkralar ve Hatıralar, İstanbul 1973, s. 54.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

20 Eylül 2015 Pazar

Homeros

Homeros,yaşadığı Antikçağ'da yerel tatları evrensel boyutta dile getirmeyi bilen sayılı sanatçılardandır.Cevat Şakir'in ifadesiyle '' Bakışı doğuya,sesi batıya yönelikti onun.İki ayağı limanın iki yakasında kabul edilen Rodos Feneri gibi Homeros'un da bir ayağı Mezopotamya'da öteki de baıtda,Küçük Asya'da idi ''

19 Eylül 2015 Cumartesi

Erkek bebekler neden mavi giyer ?


Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük çocukların odalarında dolaştıklarına, onların vücutlarına girmek için fırsat kolladıklarına ilişkin ortak bir inanç vardı. Ayrıca bu şeytani güçlerin, mavi renk tarafından kovulduğuna da inanılıyordu. Çünkü mavi göklerin rengi idi. Hatta bugün bile hala Ortadoğu'da şeytanı kovmak için, bazı evlerin kapıları maviye boyanmaktadır.

O zamanlarda, sülalenin devamı için, erkek bebeklerin önemi daha fazla olduğu için, şeytan korkar da gider diye, erkek bebeklerin ve küçük erkek çocukların giysilerinin mavi olması adet haline geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti.

Çok sonraları kız bebekler de "erkek bebekler kadar önem kazanınca", onların giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacı doğdu ve de çiçeklerin en güzeli olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.

Kim bükebilir tıraş bıçağı sektörünün bileğini?




1950'li yıllarda ilk elektrikli tıraş makineleri devreye girdi. Aynı yıllarda ise paslanmaz çelik tıraş bıçağı piyasaya çıktı. Günümüz erkeklerinin yaklaşık yüzde 80'i ıslak tıraşı yani tıraş bıçağı kullanmayı tercih ediyor. Dünyada tıraş olan 2 milyar erkek ve her birinin yüzünde ortalama 15 bin kıl varken ve hele hele bu kıllar günde yaklaşık 2 milimetre uzarken, yani bir erkeğin ömrünün ortalama 100 günü tıraş olmakla geçerken, kim bükebilir tıraş bıçağı sektörünün bileğini?

Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi Yarım Ay

16 Eylül 2015 Çarşamba

Ratip Tahir Burak

Ratip Tahir Burak

Ratip Tahir Burak 1904’te İstanbul’da doğdu. Burak, Tüksek Deniz Ticaret Okulu’nu bitirdi (1921). İlk karikatürleri Aydede dergisinde yayımlandı (1922). 1925’te denizciliği bırakarak tümüyle karikatüre yöneldi. Resim öğrenimi için gittiği Paris’ten dönüşte (1928) Kabataş Erkek Lisesi resim öğretmenliğine atandı; Karikatür, Karagöz, Amcabey, Akbaba gibi dergi ve gazetelere karikatürler çizdi. 19362da Ankara’ya yerleşti ve Ulus gazetesinde çizmeye başladı. 1950’de tekrar İstambul’a döndü, Hürriyet gazetesinin Pazar ilavesinde tam sayfa karikatürleri yayımlandıç 1956’da Halk gazetesini çıkardı; aynı yıl karikatürü nedeniyle 18 ay hapse mahkûm oldu. 27 Mayıs sonrasında Kurucu Meclis üyeliğine seçildi; 1961’de CHP İstanbul milletvekili olarak TBMM’ye katıldı. Daha çok, ünlü Türk denizcilerinin yaşamını ve kahramanlıklarını konu edindiği çizgi romanlarında, resimli roman estetiğini ön planda tuttu; tarihsel olayları abartısız çizgilerle resimli romana aktardı. Tarihsel konulu resim geleneğinin önde gelen temsilcilerinden sayılan Burak’ın yayımlanmış birçok karikatür albümü ve tarihsel çizgi romanı vardır.

Tarihsel konulu çizgi romanlarıyla tanınan karikatürist Ratip Tahir Burak 28 Ekim’de İstanbul’da öldü.


Resimin Hikayesi

Karikatürcülük yanı ağır basan Ratip Tahir, yağlıboya janrında da başarılı bir ressamdır. Bir zamanlar bulunduğu yerden sökülerek ambarlara kaldırılan İktisat Vekâleti'nin girişindeki "Ergenekon I" ile "Ergenekon II" adlı tabloların ressamı Ratip Tahir'dir. Yıllarca Ankara'da sanatını sürdüren Ratip Tahir, Cumhuriyetin 2. yıldönümü gecesindeki baloda, büyük bir karton üzerine Atatürk'ün görünümünü yapmış ve bunu o zevkli gecede kendisine sunmuştur. Çok neşelenen Atatürk bu resmini etrafını saran yabancı elçilere göstererek görüşlerini sormuştur. Herkesin beğenisini kazanan bu resim, o gecenin hatırası olmak üzere balodakiler tarafından imzalanmıştır. Tarih 29 / 30 Ekim 1925'tir. Güzel bir anıyı içeren bu büyük boy karton üzerine yapılan desen usta bir fotoğraf sanatçısı olan eski İçişleri Bakanı Cemil Uybadın tarafından çoğaltılmış ve o gecenin konuklarına daha sonra dağıtılmıştır.


Atatürk’ün 1928 yılında Türk Ocağı Genel Merkezi binası olarak yaptırdığı Cumhuriyet döneminin en güzel mimarîlerinden olan, günümüzde, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet veren binanın üst katına çıkan merdivenlerin başına Atatürk’ün isteği üzerine ünlü ressamlarımızdan Ratip Tahir Burak’a yaptırtılmış ve duvara asılmıştır.


Atatürk'ün ülkenin sembolü olarak seçtiği Ratip Tahir Burak imzalı sembol.


30 Ağustos Zaferi için Ratip Tahir Burak tarafından yapılan çalışma.


11 Eylül 2015 Cuma

Yeni bir dünya ister bazen insan...


 
    Sorgulamak limanından geçmeyi aklımızdan bile geçirmezdik kitap okumaya başlarken.Aslında bilmeden bu hastalığa tutulduk.İnsanlar ya da toplum sayesinde belki de.De'yi yanlış yazma pahasına göze almak aslında sorgulamanın başlangıcı olabilir benim için.Çok karmaşık düşünceleri olan insanlar tanıdım.Kendimi de bunlardan saydım belki.

    Sabah fırından alınan sıcak ekmek kokusu ile o miss gibi kokan kitabın sayfa kokusu aynı idi bizim için.Bu çocuk okumaz serseri olur dediler.Okumaz dediler bende okumaya başladım.Halbuki bizim toplumumuzun okuma anlayışı çok farklıydı.Bireyin herhangi bir üniversiteyi bitirip işini eline alması idi.

    Bir dakika ölmem gerek önce ruhen.Sadece o maaşı bol bir meslek seçip hayata başlamam gerekti toplumun gözünde.Devam edelim mi yazmaya,yoksa herbirimiz herhangi bir kitlesel ideoloji kalıplarına mı koşalım.

Yaşamak hepimizin umrunda...
Haydi İsmet ÖZEL'in satırları gibi savaşalım birbirimiz ile.

salihyücelgür